
NAFİZ USTA !
NECATİ DOĞRU
UYSA DA UYMASA DA
Sabah, Pazar 18 Mayıs 2003
O, su katılmamış bir Kafkas Türkü'ydü ... Kafkas arısı gibi çalışkan, yorulmaz, eğilmez, bükülmez, doğru bildiğinden dönmez, dur otur bilmez, gece gündüz çalışırdı.
“Ahıska Türkleri”indendi.
Ahıska' da doğmuş, 7 yaşındayken babası Molla Mehmet, annesi Şahsenem, üç kardeşiyle birlikte onu da alıp, bütün mallarını, mülklerini, evlerini bırakarak Kars sınırından gizlice Türkiye'ye kaçırmıştı.
Komünizmden kaçmışlardı.
***
Güneşin, toprağın ve suyun başka yerlere benzemez biçimde yüzleşerek bir araya geldiği Çukurova'nın zenginliğine baktı, sevindi.
Kuru ağacı dik, yeşeriyordu.
Kuş ağzında…
Toprağa ölü tohum düşse ...
Diriliyordu ...
Ölü tohumu,at, diriliyordu.
Irgatların sabahın saat 4’ünde tan yeri henüz ağarırken kalkıp "bir lokma ekmek parasına" pamuk toplamaya gidişine baktı, kalbi sevinçle doldu. Tarlaların sahibi ağaların, pamuktan gelen zenginliği Adana pavyonlarında nasıl yediklerine, kalanını da Adana'da yatırıma dönüştürmeyip İstanbul'a götürerek çarçur etmelerine baktı, yüreği "kızgınlıkla" doldu. Eşi Yüksel’e aşık oldu, çok gençtiler evlendiler. Oğulları Sefa doğdu.
Komünizmden kaçmıştı.
KaIktı komünist oldu.
Nafiz Usta 20 yaşındaydı.
Yıl 1946'nın baharıydı.
Askerden yeni dönmüştü.
1946 yılında Dr. Esat Adil Müstecaplı'nın kurduğu Sosyalist Parti' nin Adana örgütüne üye oldu.
***
O yıllarda Rusya'da Stalin'in çelik bir zırh içinde ördüğü komünizm, hiçbir zaman yıkılamayacak gibi duruyordu. Ve komünist olmak Türkiye'de birinci tehlike olarak görülürken sosyalist bir partiye üye olmak, inanmışlığın yanı sıra biraz da yürek istiyordu.
Sosyalist parti kapatıldı.
1963'de 12 sendikacının kurduğu ve Prof. Mehmet Ali Aybar'ı genel başkan yaptıkları Türkiye İşçi Partisi'ne girdi, çalıştı.
İşçi Partisi kapatıldı.
Prof. Sadun Aren'in kurduğu Birleşik Sosyalist Parti'ye girdi.
Rusya' da komünizm de çökmüştü. Nafiz Usta yılmıyordu. İnancından dönmüyordu. Sosyalist sistemin yıkılmasının ve Rusya'nın Amerika'ya teslim olmasının yarattığı "tek süper güçlü dünyanın" büyük sancılar getireceğine inanıyordu. Rusya'da komünizmin kötü bir sistem olduğu için yıkıldığı tezlerini reddediyor, insanlar "henüz bencillik duvarını geçemedikleri" için geçici bir sarsıntı içine girdiğini anlatıyordu. İnsan egoizmi bir gün frenlenecek ve "komünizm yeni bir yorumla" yeniden doğacaktı.
***
Kafasında bu düşünceler ...
Yaşı 80'i bulmuş olmasına rağmen, nerede bir sosyalist bir gruplaşma, kümeleşme görse onlara gidiyor; “Parçalanmayın ... Birleşin ... Birlikten güç doğar…Halk güçlüyü sever ... Parçalanmışın arkasından gitmez…” diye özellikle gençlere anlatıyordu. Nitekim seçimlerde halk sosyalistlere oy vermiyor, sosyalist partiler de durmayıp parçalanıyordu.
Nafiz Usta, Cuma günü sabaha karşı hayata gözlerini, yumdu. Onu Adana'da "Kabasakal Mezarlığı" nda toprağa verdiler.. 100 kişilik genç bir grup geldi mezarının başına ... Bunlar bölünmüş, parçalanmış sol partilerin üyeleriydi...
Kimisi TKP'liydi. Bazıları İşçi Parti'Ii... Öbürleri Emeğin BirIiği'nden ... Diğerleri ÖDP'den ... Mezarını kızıl bir bayrakla örttüler, üstüne binbir çiçek koydular.
***
TKP'li konuştu.
İşçi Parti'li sözünü kesmedi.
ÖDP'li konuştu.
EMEP'li onu onayladı.
Kavga etmediler, bölünmediler. Nafiz Usta' nın "mezarının onları birleştirdiğini" söylediler, ''yorulmaz savaşçıyı saygıyla anıyoruz" dediler. Sessizce dağıldılar.
Ben bunları nereden mi biliyorum? Nafiz Kaçmaz Usta bizim aile büyüğümüzdü.
O, benim dayımdı.
***
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder